Chef Ramazan Kır Eğitim Sitesi tarafından yazılmış tüm yazılar

Sitemdeki tüm bilgiler eğitim amaçlıdır. Bu sayfayı yapım amacım 1980 yılından bu yana çalışmakta olduğum meslek hayatımda. Edindiğim bilgi. Beceri ve deneyimleri siz değerli ziyaretcilerimle paylaşmaktır . yayında olan sayfam kısa aralıklarla yenileyerek hizmetinize sunmaya devam edeceyim. Biliyoruz ki bilgi paylaştıkça güzeldir bende edindiğim bilgi ve deneyimlerimi paylaşım yaparak bu düşünceye Katkı sağlamak istiyorum. Meslek hayatımda hep şunu düşündüm (Usta dediğin yanındaki elamanlara iş öğreten. Bilgi ve tecrübesini onlarla eksiksiz paylaşandır.) Saygılarımla Ramazan KIR Executive Head Chef /Gastronomi Yazarı /Mutfak Danışmanı

Otel Mutfak Planlaması Nasıl Olması gerekir?

Otel Mutfak Planlaması Nasıl Olması gerekir?

            (Yayın Tarihi: 29,12,2014)

 

Mutfaklarda Danışmanlık Hizmeti

Otellerde yapılan mutfakların Yatırım olarak yapılan masrafların bütçesi ne kadar dır ?  ve yapıldıktan sonra kullanım olarak tam olarak faydalana biliniyor mu ?    Mesleğimin bana vermiş olduğu 34 yıllık tecrübeye göre değerlendirirsem bunun  2 boyutta  ayırmak gerekmektedir

1: Yapısal planlama: Mutfak yapılırken şimdi şöyle yapılıyor şurası mutfak olsun içerisinde de şunlar olsun deyip bir geçiştirme oluyor.   Turizm gelişirken mutfaklarda tüketimlerde  artmaktadır  ve  her şey dahil çıktı çıkalı mutfak otel giderlerinin  %70 ini   harcamaktadır, bu da  işletmeler için büyük bir giderdir, bunun çözümleri de, bizim  güzel bir ata sözümüz  vardır (önce düzen sonra  kazan) bunun  mutfak açısından bakıldığında önce mutfak kurulur sonra kazan  kaynar anlamındadır.

Mutfakların iyi bir hizmet vermesi için en önemli olanlarımdan biride  sağlığa uygunluk kurallarına göre uygun olması gerekmektedir buda  mutfak  kurulurken bunlara dikkat etmek gerekmektedir planlama  ona göre olması gerekir  küçük bir örnek  vereyim; otelde bir misafirin günlük  tüketimi  kişi başı  brüt  5 kg dır  bunun  neti 3,5 kg dır  bu şu demek  karpuzun kabuğundan  patatesin  kabuğuna  kadar hepsinin  toplamıdır

Mutfaklarda  depolama hazırlık ve pişirme olarak bakıldığında  en az   3  günlük  malzeme  depolarda olması gerekir 1000 kişilik bir otelde günlük  5 ton 3 günlük 15 ton gıdanın depolarda bulunması gerekir    mutfak  planlanırken   misafir  sayısına  göre   tüketim  gıdalarının  depoları  ona göre  uygun olması gerekir  bizde yapılan en büyük yanlışlıklar  otel 500 kişilik oluyor  bir sene sonra  750 kişilik oluyor 1 sene sonra 1000 kişilik oluyor sonra  mutfak  yeterli gelmiyor   mutfak  planlaması yapılmak isteniyor ama  ortada 1000 kişilik bir  mutfak  alanı kalmıyor bu plansız büyüme işletmelerin sürekli gider hanesine yazılıyor ve  hizmet  sunumlarında  çok sorun yaşıyorlar  halbuki   otel planlaması  yaparken bir mutfak danışmalık  hizmeti  alsalar   planlaması sağlam olan bir  mutfak  hem tüketim hem üretim olarak  kontrolü daha  kolay bir mutfağa sahip olabilirler.

  2: Mekanik olarak planlama: Mutfak  yapılsal planlama  yapıldıktan sonra   mekanik planlama  bu  geniş bir  konu ama  birkaç tanesini  yazayım   mutfaklarda  en çok göze batan   mutfak yıkamalarında   su gider  boruları çapı  küçük konması  ve    tabanlarının  suların  meil olarak gidere akmaması havalandırma  sistemlerinin   mutfak  ihtiyacına göre  zayıf kalması ve iyi çekmemesi   kirli hava çekilirken temiz hava kanallarının olmaması   mutfak  enerji tüketiminin  güç kaynağının yetersiz planlaması klimalarının   olmayışı veya yeterli  güçte olmaması.

Mutfak ekipmanlarının  seçimi  ayrı bir konu  ama  onlardan birkaç örnek vermek istiyorum  misafir  sayılarına  göre tüketim ihtiyacı olan demir başlarının  yanlış seçimi  çok  seçenekli menülere  göre  planlanması ona  göre  demirbaş  alımı   bu konuda  küçük  bir not  düşmek istiyorum (Menü  yazılırken   mutfakta  bulunan  demirbaşlara  göre  menü yazılır) fırın olmasa  fırın yemekleri  yapılamayacağı gibi veya  pizza  fırının yoksa  pizza  yapılamamsı gibi  vb. İleride  aslında  şöyle bir şey olması gerekir   otel yapılırken  bir odanın  en az  22  m2  olması gerekiyor yoksa  otel ruhsatı verilmiyorsa  mutfak projesi  HACCP  kurallarına  göre uygun değilse ruhsat verilmemesi gerekir  çünkü  işletmeler baştan planlı yapılan  mutfak işletmelerin  ileride  sürekli gider olarak harcamalarını en alt seviyeye indirmesi için  gereklidir Mutfak  projelerinin  belli bir standardı olması gerekiyor  500 kişilik bir mutfağın en az 550, 600 m2 olması gerekir iyi planlamayla yeterlidir. 

Not:Tabi  otel mutfaklarının  tümü böyle demek doğru olmaz  iyi planlanan  mutfaklarımızda vardır  onları tenzih ederim.

Saygılarımla

    Ramazan KIR    Executive Chef

www.mutfakdanismalik.com

 

KAFASI VARMIYDI?

Kafası Varmıydı?

(Yayın Tarihi: 12,11,2013)

 

                Zamanında köyün birinde değirmenin taşı kırılmış ve köylü değirmeme taş bulmak için köye en yakın olan dağa  değirmen taşı aramaya  çıkmışlar   ararken  dağın  yamacında  değirmen taşı olacak  taşı bulmuşlar  fakat  taş büyük bir kaya parçası   olduğu için     değirmen taşı olacak  kadar bölümünü  kesip    köye götürmeleri gerekiyormuş, değirmen taşı olacak kadarını keserler ama  taşı aşağı indirmek  sorun olmuş  sonunda biri demişki  siz  aşağı  yuvarlayın ben   yakalayayım der.  Köylü  öğle şey olmaz  der  ama  bu köylüyü bir türlü inandıramazlar ve  sonunda  karar  veririler  ve  taşı  aşağı doğru yuvalarlar ve  taş aşağı  doğru iner aşağıda bulunan köylü taşın önüne geçer taşı durdurmaya kalkar ama  taş  köylünün  kafasını kopartır yukarıda bulunan  köylüler   aşağıya iner  ve  bakarlar ki taşı  durdurmak isteyen köylünün  kafası yok  ve  kendi aralarında  konuşurlar  bunun kafası varmıydı diye oradan biri derki  ben onu dün  gördüm kafası vardı  ayran içiyordu  hatta bıyıkları ayran olmuştu der  diğer biride  derki ben de  gördüm konuştuk  kafası  vardı  der  sonunda  biri  çıkar  bunun  kafası olsa kayanın önüne geçmezdi der.

Bazen büyük sorunları çözerken sorunun muhatabı kişilerle danışıp ona göre çözmek lazım kayanın altında kalmamak lazım.

TEK SES

İnsan oğlu doğuşundan itibaren hayat ta var olma mücadelesi vermektedir. Bu yaşam mücadelesidir    demokrasi  ile yönetilen toplumlarda      yönetici  seçimlerimde  her zaman söz  sahibi  olmaktadır  fakat  yönetici seçildikten sonra  artık  yeni seçime kadar  tek ses  olarak  yönetmek ister.

Tek ses  olmak için  çok ses destek vermiştir artık   o tek sestir  ama  sorun burada başlar  kendisine  destek veren  çok sesin  tek sesimi olacak  yoksa  kendisinin mi tek sesi olacak ?

 Tek ses iki tarafı keskin bıçak gibidir doğru kullanmazsan kendi sesini keser bunun tarihte örnekleri vardır  .

Tek ses olup çok sesin sesini dinleyende vardır bunun da tarihte örnekleri vardır.

Burada herkes işine gelen sesi kabullenmekte serbesttir.

 

TOPLUMA  KATKI

Meslek hayatımda hep şuna inandım: Toplumda her birey topluma karşı sorumluluk duygusu olmadır bu da şu demektir birey her yaşta yaşamış olduğu toplumdan örnek vermek gerekirse

A:  Bir öğrenci trafik lambası yeşil yandığında yanında bulunan bir yaşlıya yardım etmesi.

B: Orta yaşlı birinin genç bir çocuğa herhangi bir konuda şunları yaparken dikkat demesi.

C : Bir yazarın  bir konuda  düşüncelerini  anlatan bir yazı yazması  ve  bir birey olarak topluma katkıda  bulunması.

D: Meslek sahibi bir ustanın çırağına iş öğretirken onun yanında kişilik gelişiminde faydası olacak bilgileri paylaşması usta olunca bu özelliklerin olmasa sadece meslek yeterli gelemesin demesi.  

Bu gün  toplumda toplumla iletişim  kuran  iletişim ağları   ( gazeteler, internet siteleri  facebook vs. ) burada çıkan haberler  ve yazılan yorumlar ve  kişisel  internet siteleri. Mesleki  internet siteleri  sonuçta  hepsi  toplum tarafından kullanılan   ve  topluma katkı  veren iletişim araçlarından bazılarıdır   iyi  amaçla  kullanılan  iyi  kötü amaçla  kullanılan  toplum tarafında dışlanan veya  suç kapsamına girenlerin  kapatılması gibi.

Toplumda bir birey olarak söz sahibi olmak istiyorsak bu imkânları kullanmalıyız ve birey olarak topluma katkımız olsun yoksa fikrim yok diyenler fikrim var diyenler tarafından yönlendirilmesi doğal hale gelmektedir.

Toplumda yaşam bicimi o toplumun siyaset biçimini göstermektedir.  

Siyasetçi her zaman siyaset yaparken toplumun bilmediği veya sahip olmadığı bir yaşam biçimi ona sunacağını söyleyerek oy ister tabi bunu toplumun her katmanına göre eğitim kapasitesine göre. Meslek guruplarına göre siyaset geliştirir siyasetçiyi en iyi çalıştırma yöntemi eğitim seciyesi yüksek olan toplumlarda daha çok çalışırlar yoksa gazel dinlersiniz.

Sigara paketi içi

Zamanın birinde siyasetci cinin biri bir köy kahvesine gitmiş köylülerin sorunlarını dinlerken cebinden sigara paketini çıkartıp içini boşaltmış ve köylünün sorunlarını buraya not almaya başlamış o sırada köylünün biri ayağa kalkıp Bey Efendi bir şey söylemek istiyorum der siyasetçi tabi buyur der o kâğıda sorunlarımız yazmayın der adam sorar neden yazmayayım der köylü efendim tüm gelen siyasetçiler o kâğıda yazdı daha sonra köy çıkışında derede bulduk kağıtları der.

 

Ağa &Fare

Köyün birinde ağa kahvede otururken biraz uyuklayınca bıyığın üzeriden bir fındık faresi geçer, Ağa bunu fark eder ama fare kahvenin duvarları arasına girmiştir fakat ağa köylünün karşısında bu duruma düştüğüne çok kızar. Kahvenin duvarını yıkar fareyi bulup öldürür köylü ağaya sorsa ağa o küçük bir fare sen neden onu öldürdün der ağa derki bende biliyorum küçük bir fare ama alışkanlık haline getirmesin diye öldürdüm der.

 

 

 

 

 

Saygılarımla

Ramazan KIR

Executive Chef

 

 

GDO  ve  NBŞ    İLE BERABER  YAŞAMAK !

       GDO  ve  NBŞ    İLE BERABER  YAŞAMAK !

(Yayın Tarihi: 30,04,2013)

 

 

    GDO :(Genetiği Değiştirilmiş Gıdalar)

     NBŞ :(Mısırdan Elde Edilen Şeker )

 

  Ülkenin üreten kesimi ile tüketen kesimi arasında denge bozulduğu zaman veya devletin üreten çiftçiye gerekli desteği vermediği zaman Toplum olarak GDO ve NŞB ürünlerini tüketmek normal hale gelmektedir. Bu ürünlerin takibi ve gerekli yasal önlemleri almayanlarda ve alanlarda aynı (GDO VE  NBŞ) ürünlerden yemektedir   yani  hepimiz  aynı gemideyiz   görevimiz ne olursa  olsun.

Bu konuda  daha  önce   yazılar yazdım  ama  düşündüm de  artık  toplum yavaş yavaş  genetiği  değiştirilmiş  gıdalarla  yaşamaya  alışıyor  çünkü  çözüm  olarak sadece  medya yetkili  kişiler toplumun duymak istedikleri  şeyleri söylüyor   ve  rahatlıyor, tamam artık önlem alınıyor diyorsunuz  rahatlıyorsunuz  ama olayın  takibi konusunda  yetkililer tarafından bilgilendirme yok.

Diyeceksiniz ki  “Usta   burada  siyaset yapma” ama  gerçek  olan bir şey var  siyaset toplumda bir yaşam biçimidir, topluma da ona göre yansır  iyi  tarafıyla veya kötü tarafıyla

 

Biz aşçılar olarak  kullanmış olduğumuz gıdaları  sadece  mutfakta  en az 600  çeşittir .

Bu  gıdaların  tatlarını  ve kokularını  en iyi tanıyan  işi gereği aşçılardır.

Artık    bundan sonra   insan  vücudunun GDO  VE  NBŞ  ürünlerine nasıl uyum sağlıya bilir diye  araştırmalar  olacaktır  herhalde.

Ülkemiz  kendi ürettikleri gıdalarla  kendine bakan bir  ülke  düzeyindeydi  ama şimdi  ne halde 

( ithal şeker, ithal pirinç, ithal canlı hayvan, ithal et …v.b)

 Bu şu  demek  dışarıdan gelen  tüm  gıdalar    bu gün    GDO  ve NBŞ  Sorunları  yaşadığımız  gıdalardır

 Eskiden tarım  ülkesi olan ülkemiz  neden bu hallere düştü?

 

ŞEKER: En sağlıklı şeker,  pancar  şekeri  ama  maliyeti yüksek  buna ne gerek  devlet desteği ve teşvik gerek   toplum  sağlıklı şeker yesin  yoksa   ithal  şeker kamışına  mahkum oluyoruz  NBŞ  olarak.

 

   PİRİNÇ:Son  günlerde  GDO  lu pirinç le ilgili  haberleri okuyoruz.  Amerika’dan  gelen  GDO pirinçlere  mahkum oluyoruz  sonra   ABD nin  deney tarlalarından çıkan ve daha sonra  alman  ilaç firmasına satılan deney tarlalarından çıkan  GDO pirinçlere mahkum oluyoruz . Tarım bakanının  açıklamasına göre  pirinç üretimimiz yıllık 550.bin ton  ülkenin ihtiyacı’da  bu kadar  (kaynak: http://www.haberler.com/bakan-eker-in-gdo-aciklamasi-4532531-haberi/)

Bugün  Türkiyede  turizmin   yıllık   giriş kişi sayısı 36  milyon turist (2012)   bunun  yıllık pirinç  tüketimi en az   1 milyon 240  ton  yani   pirinç üretimimizin  2 katını misafir sayımız yiyor.Burada  olayın  ciddiyeti   ortaya çıkmaktır   kontrol kontrol .

   Ülkemizin   ihtiyacı olan ( Şeker Pancarı, Pirinç, Canlı Hayvan ve Et ) Ana gıda maddelerinin  devletimiz   tarafından  desteklenip   korunması gerekir. Bu gün Avrupa ülkeleri kendi ülkelerine    giren  gıdalara  sıkı denetim  koyuyor ve  ayrıca kendi çiftçisini  korumak için çiftçinin  üretmiş olduğu    tarımsal gıdaların  ülke dışından alımına kota  koyuyor . Bizim  ülkemizde  üretilen  gıdalar bazen  yurt dışından  geri dönüyor  içinde  sağlığa uygun olmayan  maddeler var diye.  Örnek geçen sene  Rusya ile domates  ihracatı konusunda  yasadık.     

  Ülke  olarak genç nesillerimizin   genetiği  değiştirilmiş   gıdalar  ve   mısırdan  elde edilen şeker  ürünleri yedirerek    sağlıklı   genç nesil yetiştiremeyeceğimiz   bir  gerçektir  aslında kanunlar  çerçevesinde   böyle bir sistem var ama  uygulamada  sorunlar olduğu  gerçek .

Ülkemizde en büyük sıkıntılardan  biri  uzun vadeli  gıda  ihtiyaç politikası  olmamasıdır   en az  gelecek 10 yıl   ülkemizin   gıda ihtiyacına göre   yatırım ve  çiftci’ye destek  politikası  olması gerekmektedir.   

 Ülkemizde  hangi  siyasi parti  iktidar olursa olsun  ama  hiç  bir parti diğer  partinin  politikasını  desteklemiyor. Böylece  sistem  bozulup gidiyor .

 

 Bir  vatandaş olarak   siyasi  iktidarların  topluma  hizmet  için geldiğini   anlamak  ve  yaptığı  hizmetleri  denetlemeyi  öğrenirsek  o zaman  vatandaş oluruz .

 

  İmparatorluk zamanlarında  ülkeler  arasında  savaşlar halktan  uzak  ovalarda  veya meydanlarda    ordular  arasında  olurdu,  yenilen  ordunun ülkesi  yenen  ordunun  ülkesine  vergi  ödemek  zorunda  kalır ve ülkenin  yönetimini ele  geçirirdi. Şimdi  dünya  global  olduğu için  artık savaşlar daha az  oluyor şimdi  savaşlar  gıdalar üzerinden  oluyor üçüncü  dünya   ülkeleri  diğer ülkelerin  deney tahtası  oluyor .    

2×2= 4   olmuyor  o yüzden artık  çarpana  bakmak lazım 

Sağlıklı bir yaşam dilerim.

Saygılarımla

Ramazan KIR

Executive Chef

 

DEĞİŞİMİN GÖTÜRDÜKLERİ DEĞİŞİMİN GETİRDİKLERİ!

DEĞİŞİMİN GÖTÜRDÜKLERİ DEĞİŞİMİN GETİRDİKLERİ!

(Yayın Tarihi: 27,05,2015)

 

Değişim değişimi görmeyenlerin gittiği değişimi fark edenlerin, değişenlerin kaldığı bir sistemdir.

Mutfakta değişim çok zor bir iştir mutfak şefinin düşüncelerinin yansımasıdır zorolan tarafı bu düşüncelerini üretime yansıtacak ekibin olmasıdır. 

Bu gün bakıyorsun bütün otellerde, işinde kaliteli personel sorunu var bunun pratik çözümü personel fiyatlarını artırmak olarak görünüyor ama bu kadar çok açılan otele yetecek kadar işinde kaliteli personel yok işte burada sorun başlıyor her otele düşen işinde kaliteli personel çok ama çok az, en son duyduğum belli sayıda personel bulana hemen getirdiği personelin başına şef veya müdür pozisyonu veriliyormuş. Şuan otellere operasyon bölümünde çalışan şef veya müdürlerin elaman bulmaları tamamen kendi çevresinden veya daha önce çalışmış olduğu personel bu ekibinin % 10 nu teşkiletmektedir gerikalanını dışarıdan bulmaya çalışmaktadır. İşin genel özeti bu.

Değişim burada başlaması gerekir

  • Personel sorunu

 

Turizm otelcilik okullarında okuyan öğrenciler stajyer olarak çalışıyor ama 4üncü sınıfa gelince mezun oluyor sonra onu işe almıyor, tekrar stajyer olarak 1.2.3, sınıf öğrencileri stajyer olarak çalıştırıyoruz yani okulu bitiren öğrencileri personel olarak kadromuza almamız gerekir böylece personel sorunun belli aşamada çözmeye başlarız hem ileriye dönük sistem bilinçli okumuş genç aşçı kardeşlerimiz yetişir işletmelerin stajyer politikasını değiştirmesi gerekir.

 

 

  • Kaliteli personel sorunu

 

Devletimizin turizm çalışanları konusunda kışın desteleme sistemi getirmesi gerekir.

Öneri. Kışın kapalı olan otellerde personelini kışın bırakan otellere işçinin sigortası konusu  devlet tarafında  karşılanması  ve kışın işletmelerin personel eğitim vererek sezona  hazırlanması   işsizlik  parasını maaşın  üçte birini  kadar   devlet tarafından ödenmesi veya  belli bir limit ayarlanması  bu durum  personel devamlılığı ve ekonomi anlamın dada çok faydası olacaktır  bu harcamalar sisteme dahil olacaktır.

 

 

  • Kaliteli hizmet sorunu

 

 Kalite eğitimi almış personel işletmelere kalite kendinden gelecektir.

Şimdi  personel olmadan  kalite   bekleyen   durumuna  düşüyor işletmeler.

 

Değişimin götürdükleri Değişimin getirdikleri bunlar oluyor herhalde Ama geç kalmış değiliz turizm işletme yönetici derneklerinin ve diğer kurumlar bu konuda düşüncelerini devleti yönetenlerle paylaşması ve bir noktada anlaşması gerekir.

Benim düşüncelerim bunlardır daha güzel çözüm önerileri olabilir ama bir yerden başlamazsak bu gidişle daha büyük sorunlar la karşılaşmamız çok doğal olacaktır.

 

 

 

  Saygılarımla

    Ramazan KIR

    Executive Head Chef

CEKETİNİ ÇIKARDA GEL!

CEKETİNİ ÇIKARDA GEL!

 

 

(Yayın Tarihi: 11,06,2012)

 

Siyasette yeni değim bir eleştiri oldu mu çekenini çıkarda gel diyorlar.

Bizim meslek açısından bakıldığı zaman,

Bizim meslekte o ceketi giymek ve hak etmek için yıllarımızı veriyoruz.

Ama siyasetçiye ceketi halk giydiriyor halk çıkartıyor yani ceket halkın ceketidir.

Bizim meslekte giyilen ceketi hak etmek için yıllarımızı veriyoruz ve ömür boyu taşıyoruz.

Turizm de Aşçıların dışında bizim ceketi giymek isteyen çok kişi var ve ceketi giymiş gibi konuşmak isteyen çok kişi var. Ama tecrübeleri olmadığı için ceket üstlerinde durmuyor.

Her mesleğin kendine göre zor yönleri vardır. Bir meslek sahibi olmak demek o mesleğe başladığın zaman giydiğin ceketle o meslekte usta olmuş kişinin giydiği ceket arasında fark tecrübe farkıdır.

Otelde çalışan bir aşçı yapmış olduğu yemeği günde ortalama 600 kişi yemektedir. Bu oteline göre değişir bu gün sadece Antalya da Kaştan / Gazipaşaya kadar 1735 tane otel vardır. Buralarda çalışan Meslektaşlarım her gün daha güzel nasıl yemek verebilirim diye düşünüyorlar ve hemen uygulamaya başlıyorlar, biliyorsunuz her şey dâhil çıkalı gelen misafirler Kahvaltı / Öğle yemeği / Akşam yemeği / Gece yemeği / çay saatleri / böyle devam etmektedir her yemek arası 1,5 saat olmaktadır.  

Aşçılık mesleği aynı futbol maçı gibi herkes eleştirir.Şunu şöyle yapsaydın daha  iyi olur  veya  ben  bu işi daha  iyi  biliyorum derler, tabi  eleştiri olacak yapıcı eleştirilere her zaman açık olmalıyız.

Ünlü bir fıkra var  

Ressam adayının biri yeni yaptığı resmi halk meydanına asmış ve yanına bir tahta koyarak resminin eleştirmelerini istemiş akşam olmuş ve resmini almaya gitmiş ve bir bakmış ki resmin yanında bulunan tahtada çok eleştiri almış ve morali çok bozulmuş bu durumu ustasına anlatmış ustası moralini bozma demiş yarın aynı resmi tekrar as ve yanına bir kalem koy ve şu notu yaz, “Resimde beğenmediğiniz yeri düzeltebilirsiniz” ressam adayı ustasının dediğini yapmış akşam olunca resminin yanına gitmiş bakmış resmi aynı duruyor hiç düzeltme olmamış ve ustasına durumu anlatmış ustası bak gördün mü? demiş kimse düzeltme yapamamış neden çünkü herkes zanaatkar olamaz

Onun için sorumluluk almadan risk almadan yetki sahibi olmak isteyenler lider olamazlar.

 

Saygılarımla

 Ramazan KIR  

Executive Chef

http://www.ramazankir.com

 

ALTIN KEP NE YAPTI?

ALTIN KEP NE YAPTI?

(Yayın Tarihi: 10,10,2015)

 

 

Altın kep Antalya’da değerli mutfak şeflerinin bir araya gelerek kurmuş olduğu şefler birliği derneğinin yaratmış olduğu bir markadır ALTIN KEP.

Onuncu yaşına yaklaşan altın kep yarışması turizm camiasında her sene ayrı bir ses getirmiştir ve başarısı her geçen gün artarak devam etmiştir tabiki bunun yanın dada eleştireler olmuştur. Şunu unutmamak gerekir eleştiri bizim mesleğimizin vazgeçilmez kurallarından biridir çünkü mesleğimizin sonu yoktur eleştirilerinde sonu gelmeyecektir bu çok doğal.

Yönetim olarak her zaman daha iyisini nasıl yaparız diye eleştirilere göre kendimizi gözden geçirdik her jüri üyelerini Antalya dışından ve yurt dışından getirdik daha seçici olduk yarışma sonuçlarını değerlendiren jüri üyelerinin ismini sitemizden yayınladık ve diğer yandan yapıcı eleştirilere açık olduk.

 

Altın kepin ilk yıllarından bu güne kadar baktığınız zaman her yıl yarışmacı sayısı en az 2 binden aşağı olmamıştır bu ziyaretçi sayısı değil yarışmaya katılanların sayısıdır.   ALTIN KEPİ izlemeye gelenlerin sayısı 5 binin  üzerindedir.  bunu  Anfaş  ziyaretçi sayılarından öğrene bilirsiniz.

 

Sonuç olarak ilk altın kepte yarışan ustalarımızdan çoğu çok değerli mutfak şefleri oldular belli bir süre sonra altın kepin yarışmalarında ter döktüler ve hale yönetimde aktif görevdeler.

 

Burada yarışan öncelikle turizm okulları öğrencileri mesleğimize bakış açısı değişti.  Bunu görsel olarak yarışmalarda gördüler bizde gördük ve bu kardeşlerimiz çalıştığımız otellerde bizlerin elamanları oldular. Her sene kendilerini altın kep yarışmalarını görerek geliştirerek iyi yerlere geldiler ilk yarışan kardeşlerimiz yanlarımızda ya kısım şefi yâda sou şef veya yan otelde mutfak şefidir.

 

Bunun yanında mutfaktaki değişim her zaman zordur bunun başarmanın yolu yanımızda çalışan başta çırakların ustaların ve şeflerimizin bakış açılarının değişmesidir. Bunun yolu altın kep gibi yarışmaların çok olmasından geçer.

 

Uygulama anlamında işletmelere çok iş düşmektedir. Bu gün baktığımız zaman milimalis çalışmalarda müdürleri ve işletme sahiplerinizi ikna etmek çok zor oldu. Ama bugün en küçük bir işletmeler dede milimalis uygulaması yapılıyor.   Bu duruma  gelesiye  çok değerli şeflerimizin  katkıları  çok olmuştur.  Otel açılışında  veya bir yenilik yapacağınız  zaman     malzeme aldırmak  çok  zor  oluyor bunu çoğu  şefimiz  yaşamıştır.  Bu gün milimalistin  sonu geliyor  nedeni mutfak   değişimin  süresi yeni değişimler doğasıya kadardır.

 

Her şey dâhilin daha güzel sunumunda bizlere çok katkısı olmuştur ve oluyor bu meslekte yeni değişimlere her zaman gebedir bu bir süreçtir.

 

Altın kepin ilk yılından bu yıla kadar derecelere girenlerin sayıları aşağıda belirtilmiştir.

 

ULUSLAR  ARASI ALTIN KEP YARIŞMASINDA BU YILA KADAR ALINAN  ÖDÜL SAYILARI

Birinci olan yarışmacı  Sayısı   :640

İkinci  olan  yarışmacı Sayısı: 600

Üçüncü   olan  yarışmacı Sayısı:496

Dördüncü olan yarışmacı  Sayısı:104

Onur Ödülü Alan yarışmacı  Sayısı:88

Toplam Ödül Alan yarışmacı Sayısı: 1928

Yarışmalarda Görev alan   Yurt dışından  gelen ve Antalya dışından gelen Toplan Jüri Sayısı: 328 

Kaynak: www.seflerbirligi.com   Bunu yazmamın sebebi bilgilendirmek amaçlıdır. Bizim mesleğimizde kişisel egolarımız olabilir. Ama en güzel şey bu genç kardeşlerimize mesleğimizi sevdirmek için vermiş olduğumuz hizmetin karşılığı hiçbir şeyle ölçülemez. Bu güne kadar emeği geçen tüm meslektaşlarımızı canı gönülden kutlarım.

Bu yılda VIII Altın kep yarışması heyecanını şimdiden yaşıyoruz.

13 OCAK 16 OCAKTA ANFAŞTA 

Görüşmek dileği ile

Saygılarımla

    Ramazan KIR

    Executive Head Chef

http://www.ramazankir.con

İSPANYOL OMLET

YEMEK İSMİ: İSPANYOL OMLET  
PORSİYON: 100 :AÇIK BÜFE İÇİNDİR
MALZEMELER BİRİM MİKTAR
Yumurta ADET 150.000
Domates KG 2.000
Maydanoz KG 0.100
Tuz KG 0.100
Toz karabiber KG 0.080
Tereyağı KG 0.300
Kuru soğan KG 1.000
Patates KG 2.000
Yeşil biber KG 1.000
Sarımsak KG 0.100
     
     
HAZIRLANIŞI:    
     
1.Patates soyulur,küçük küp şeklinde doğranır.    
     
2.Soğan,sarımsak,biber ince doğranır,patates ilave edilerek sote    
edilir.    
     
3.Yumurtalar,tuz ve karabiber ile çırpılır.    
     
4.Sote edilen sebzelerin üzerine yumurtalar ilave edilerek pişirilir
ve servise sunulur.    
     
  www.ramazankir.com  
     
     

BAHARATLI OMLET

YEMEK İSMİ: BAHARATLI OMLET  
PORSİYON: 100 :AÇIK BÜFE İÇİNDİR  
MALZEMELER BİRİM MİKTAR
Yumurta ADET 150.000
Fesleğen KG 0.100
Maydanoz KG 0.100
Tuz KG 0.100
Toz karabiber KG 0.080
Ayçiçek yağı LT 1.000
Dereotu KG 0.100
Taze soğan KG 1.500
     
     
HAZIRLANIŞI:    
     
1.Fesleğen,maydanoz,dereotu,taze soğan temizlenip jülyen    
şeklinde kesilerek omlet içi hazırlanır.    
     
2.Yumurtalar kırılır,tuz ve karabiber eklenerek karıştırılır,bit tavaya
yağ konulur ve kızdırılır.    
     
3.Karıştırılmış yumurtadan bir kepçe tavaya konulur ve içine
baharatlar eklenir.    
     
4.Pişmiş yumurta katlanarak veya rulo yapılarak servise sunulur.
     
  www.ramazankir.com  
     

ÇİFTÇİ USULÜ OMLET

YEMEK İSMİ: ÇİFTÇİ USULÜ OMLET  
PORSİYON: 100 :AÇIK BÜFE İÇİNDİR
MALZEMELER BİRİM MİKTAR
Yumurta ADET 150.000
Patates KG 2.000
Kuru soğan KG 1.000
Domates KG 2.000
Beyaz peynir KG 1.000
Mantar KG 0.500
Maydanoz KG 0.200
Tuz KG 0.100
Toz karabiber KG 0.080
Ayçiçekyağı LT 0.750
Yeşil sivri biber KG 0.250
Taze kırmızı biber KG 0.250
     
HAZIRLANIŞI:    
     
1.Patatesler soyularak jülyen şeklinde doğranılır ve kızartılır.    
     
2.Yumurtalar kırılır,tuz ve karabiber eklenerek karıştırılır.Bir tavaya
yağ konulur ve kızdırılır.    
     
3.Karıştırılmış yumurtadan bir kepçe tavaya konulur ve içine diğer
dilimlenmiş sebze ve malzemeler konur.    
     
4.Pişmiş yumurta katlanarak veya rulo yapılarak servise sunulur.
  www.ramazankir.com  

JAMBONLU OMLET

YEMEK İSMİ: JAMBONLU OMLET  
PORSİYON: 100 :AÇIK BÜFE İÇİNDİR
MALZEMELER BİRİM MİKTAR
Yumurta ADET 150.000
Jambon KG 1.500
Maydanoz KG 0.100
Tuz KG 0.100
Toz karabiber KG 0.080
Ayçiçek yağı LT 1.000
Kaşar KG 1.000
     
     
     
HAZIRLANIŞI:    
     
1.Jambon küçük kesilir ve yağda sotelenir.    
     
2.Kaşar peyniri rendelenir.    
     
3.Yumurtalar,maydanoz,tuz ve karabiber ile çırpılır.  
     
4.Omlet tavası yağlanır ve çırpılmış yumurta dökülür.İçine jambon
ve kaşar konularak pişirilir.    
     
5.Rulo yapılır ve maydanoz ile dekore edilerek servise sunulu
     
    www.ramazankir.com